Yargıtay Kararları Işığında İşletmesel Karar Kapsamında Yapılan Fesihler

Jul 27, 2017

İş Kanunu'nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca İşletmesel Karar ile yapılan fesihlerde Yargıtay;

* İşverenden, alınacak tedbirlerin feshi gerekli kıldığını ve feshin geçerli nedeni olduğunu kanıtlaması,

* İşverenin uygulamak için aldığı, geçerli neden teşkil eden ve ayrıca istihdam fazlası doğuran tedbire ilişkin kararının sürekli ve kalıcı olması,

* İşverenin; işletme, işyeri ve işin gerekleri nedeni ile aldığı fesih kararında, işyerinde istihdam fazlalığı meydana geldiğini ve feshin kaçınılmazlığını kanıtlaması,

* Mahkemenin iş sözleşmesinin feshiyle takip edilen amaca uygun daha hafif, somut belirli tedbirlerin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi,

* Mahkeme tarafından feshin kaçınılmaz olup olmadığı ve işletmesel kararın gerekliliğinin denetlenmesi,

* Feshin son çare olması ilkesine dikkat edilmesi

şartını aramaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2010/9-272 K. 2010/276 T. 02.06.2010 tarihli kararında "Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığını ileri sürdüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında iş görme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu karan tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı ( tutarlılık denetimi ), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı ( keyfilik denetimi ) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı ( ölçülülük denetimi - feshin son çare olması ilkesi ) açıklığa kavuşturulmalıdır. Dairemizin kararlılık kazandıran uygulaması bu yöndedir. ( 06.10.2008 gün ve 2008/30274 Esas, 2008/25209 Karar, 11.09.2008 gün ve 2008/25324 Esas, 2008/23401 Karar sayılı ilamlarımız ). " ifadesine yer verilmiştir.

İş Kanunu’nun 18. maddesinde “feshin geçerli bir sebebe dayandırılması” başlığı altında düzenlenen sebeplerden biri de “işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebepler”dir. Buna göre, iş akdini fesheden işveren, geçerli bir sebebe dayanmalıdır. İşletmenin, işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan fesihte işletmesel kararın bulunması da mahkemenin feshin geçerli olup olmadığının denetimini yapabilmesi açısından zorunludur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin E. 2017/32847 K. 2017/9825 sayılı ilamında işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler şu şekilde tanımlanmıştır: “Sürüm ve satış imkânlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkânsız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.”

Bu durumda işletmenin doğrudan doğruya etkisinin olmadığı bütün sebepler, işletme dışı sebeplerdir. Siparişlerdeki azalma, pazarlama güçlükleri, satış ve sürümde azalma, hammadde yokluğu, enerji sıkıntısı, kamu işyerlerinde devlet bütçesinden kaldırılması, meteorolojik sebepler işletme dışı sebeplere örnek gösterilebilir.

İşletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dâhil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar da “işletmesel karar” olarak tanımlanır. 02.06.2010 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı’nda da belirtildiği gibi, işletmenin, işyerini ve işin gereklerinden kaynaklanan fesihte, yargısal denetim yapılabilmesi için işveren tarafından mutlaka bir işletmesel kararın alınmış olması gerekir. İşletmesel kararın amacı ve içeriğini belirlemekte özgür olan işveren, işletmesel kararı uygulamak için aldığı tedbirin feshi gerekli kıldığını, feshin geçerli nedeni olduğunu ve feshin kaçınılmaz olduğunu kanıtlamalıdır. İşletmesel kararın amacı ve içeriğini serbestçe belirleyen işveren, uygulamak için aldığı, geçerli neden teşkil eden ve ayrıca istihdam fazlası doğuran tedbire ilişkin kararı, sürekli ve kalıcı şekilde uygulamalıdır. İşveren işletme, işyeri ve işin gerekleri nedeni ile aldığı fesih kararında, işyerinde istihdam fazlalığı meydana geldiğini de kanıtlamak zorundadır. İş ilişkisinde işletmesel kararla iş sözleşmesini fesheden işveren, Medeni Kanun 2. maddesi uyarınca, yönetim hakkı kapsamındaki bu hakkını kullanırken, keyfi davranmamalı, işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır.

Sonuç olarak;

Yukarıda da açıklandığı üzere, işverenin işletmenin, işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklı olarak yaptığı fesihlerde mutlak suretle feshe ilişkin bir işletmesel karar alması gerektiği ve yönetim hakkı kapsamındaki bu hakkını kullanırken Kanunun ve Yargıtay’ın aradığı tüm şartları sağlaması gerektiği tartışmasızdır. İşveren tarafından alınacak kararların tutarlılık, keyfilik ve ölçülülük denetimine tabi olacağı dikkate alınarak kararların söz konusu denetimleri sağlayacak şekilde alınması işveren açısından önem arz etmektedir.

Av. Hülya Sürgülüoğlu

ALL PUBLICATIONS