Anonim Şirketlerde Pay Rehninin Pay Sahipliği Hakları Bakımından Etkisi

Oct 06, 2017

Anonim şirket payları üzerindeki rehin hakkı, nitelik itibariyle pay sahipliği hakları üzerinde kurulmuş bir rehin hakkı olduğundan, kuruluşu ve etkileri haklar ile diğer alacakların rehnine ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m. 954 - 961 hükümlerine tabi olacaktır. Aşağıda, pay rehninin pay sahiplerinin mali haklarından kar payı ve tasfiye payı hakları bakımından etkileri incelenecektir.

I. Kar Payı Hakkı Bakımından Kapsam ve Etki

Kar payı alma hakkı, pay sahipliği sıfatından kaynaklanan bir hak olduğundan genel olarak pay sahibine aittir ve payın hukuki semeresi niteliğindedir. Kural olarak rehin hakkı, rehin konusunun semerelerinden yararlanma hakkını kapsamayacak olup, rehinli alacaklı kar payı alma hakkını elde edemeyecektir. (Y. Can Göksoy, Anonim Ortaklıkta Payın Rehni, Seçkin Yayıncılık, Birinci Baskı, Haziran 2001, s. 230)

Rehinli pay için ödenen kar payının rehin hakkının kapsamına dahil olup olmadığı konusunda ise TMK m. 959’da senede bağlanmış ve bağlanmamış paylar için ikili bir ayrım gözetilmiştir. İlgili hüküm uyarınca;

“Faiz veya kâr payı gibi dönemsel gelir getiren alacakların rehnedilmiş olması hâlinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bunlardan yalnız vadeleri henüz gelmemiş olanlar rehnin kapsamına girer ve rehin, vadeleri geçmiş olan edimleri kapsamaz.

Bu tür yan edimler için özel senetler düzenlenmiş ise, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bunların rehin kapsamına girmesi, şekil koşullarına uygun olarak rehnedilmelerine bağlıdır.”

Anılan hükümden anlaşılacağı üzere, payların senede bağlanmadığı olasılıkta yalnızca rehnin paraya çevrilmesi anında henüz muaccel hale gelmemiş olan kar payları rehnin kapsamına girecektir. Rehnin paraya çevrilmesinden önce muaccel olan kar payları ise, artık pay sahibinin bağımsız bir alacağı haline geldiklerinden rehne dahil olmayacaklardır.

Payların senede bağlı olduğu durumda ise, kar payının rehne dahil olabilmesi için senet üzerinde kanuni şekil şartlarına uygun olarak ayrıca bir rehin tesis edilmesi gerekecektir.

II. Tasfiye Payı Hakkı Bakımından Kapsam ve Etki

Rehin hakkı, şirketin tasfiyesi halinde payın yerine geçecek bir kaim değer olarak tasfiye payı üzerinde devam edecek ve bu noktada pay üzerindeki rehin hakkı bir alacak rehnine dönüşecektir. Bu hususa, açık bir kanun hükmü bulunmamakla birlikte, intifa hakkına ilişkin TMK m. 798/2’nin kıyasen uygulanması yolu ile ulaşılabilecektir. (Göksoy, s.243) İlgili hüküm uyarınca;

“Malik, yararlanılmayacak derecede harap olan intifa konusu malı yararlanılacak hâle getirmekle yükümlü değildir; getirirse intifa hakkı yeniden kurulmuş olur.

Sigorta ve kamulaştırma gibi durumlarda intifa hakkı, hakkın konusu yerine geçen karşılık üzerinde devam eder.”

Doktrinde anılan hükmün rehin hakkına kıyasen uygulanamayacağı ve böylelikle rehin hakkının, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça, kaim değerler üzerinde devam etmeyeceği görüşü de desteklenmektedir. Ancak, şirketin tasfiyesi halinde pay sahiplerinin elinde mali haklardan yalnızca tasfiye payı hakkı kalacağından ve rehinli alacaklının rehni paraya çevirme olanağı da bulunmayacağından, pay rehninin hukuki niteliği ve doğası gereği kaim değer olarak tasfiye payı üzerinde de devam etmesi uygun olacaktır.

III.Sonuç ve Değerlendirme

Kar payı alma hakkı, pay sahipliği sıfatına bağlı bir hak olarak pay rehninin kapsamına girmeyecek olup, rehinli pay için ödenen kar payının durumu bakımından ise TMK’da senede bağlanmış ve bağlanmamış paylar açısından ikili bir ayrım gözetilmiştir. Bu bağlamda, payların senede bağlanmadığı durumda yalnızca rehnin paraya çevrilmesinden önce muaccel olmayan kar payları rehnin kapsamına girecek, paraya çevrilme anından önce muaccel olan kar payları ise pay sahiplerinin bağımsız bir alacağı haline gelerek rehnin kapsamına dahil olmayacaklardır. Payların senede bağlandığı durumda ise, kar payının rehne dahil olabilmesi, muacceliyet durumu gözetilmeksizin, senet üzerinde kanuni şekil şartlarına uyularak ayrıca bir rehnin tesisine bağlı olacaktır. Tasfiye payı hakkı ise, şirketin tasfiyesi halinde payın yerine geçecek bir kaim değer olarak pay sahiplerinin alacağı haline gelecek ve pay rehni bir alacak rehnine dönüşerek bu hak üzerinde devam edecektir.

Stj. Av. Cansu İnce

ALL PUBLICATIONS