Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde Yapılan Önemli Değişiklikler

Oct 13, 2025

11.10.2025 tarihli ve 33044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ile Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) bir dizi esaslı yenilik ve değişiklik hayata geçirilmiştir.

Söz konusu düzenlemeler; tüketici bilgilendirmesi, şeffaflık ilkesi ve denetim mekanizmaları bakımından önemli bir gelişme niteliği taşımakta, uygulamanın genel çerçevesini ve sektörel işleyişi doğrudan etkileyecek nitelikte yenilikler getirmektedir.

İşbu bilgi notumuzda, Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen başlıca yenilikler ve bu değişikliklerin uygulamaya muhtemel etkileri ele alınacaktır.

1. İNDİRİMDEN ÖNCEKİ SATIŞ FİYATININ TESPİTİ

Değişiklik Yönetmeliği ile Yönetmelik’in 11. maddesinde yer alan indirimli satışlara ilişkin esaslarda önemli ve beklenen bir değişiklik yapılmıştır. Değişiklik ile indirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin “önceki fiyatının” tespitinde esas alınacak süre, otuz günden on güne indirilmiştir. Buna göre, artık indirimli satışta gösterilecek ve üzeri çizilecek önceki fiyat, indirimin uygulandığı tarihten önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat olacaktır.

Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallara ilişkin etiket, tarife ve fiyat listelerinde ise indirim oranı veya miktarı belirlenirken indirimli fiyattan bir önceki fiyatın esas alınacağı düzenlenmesi korunmuş olmakla birlikte; ilgili maddeye “hizmet” ibaresi eklenmiştir.

Bilindiği gibi, indirimden önceki fiyatın belirlenmesinde, indirimden önceki son otuz gün içindeki en düşük fiyatın esas alınması kuralı; yürürlüğe girdiğinden bu yana, gerek ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ekonomik konjonktür gerekse de perakende sektörünün dinamik yapısı nedeniyle sık değişebilen fiyat politikaları gibi sebeplerle ülkemizde uygulanabilirliği konusunda oldukça tartışmaya sebebiyet vermiştir. Bu konuya ilişkin olarak birçok firma ve sivil toplum kuruluşu tarafından Ticaret Bakanlığı nezdinde sektörün yaşadığı güçlüklere dair görüşmeler gerçekleştirilmiş, Bakanlık da ticari hayatın sürdürülebilirliği ve tüketici menfaatlerinin dengelenmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütmüştür.

Gelinen aşamada, söz konusu görüşme ve çalışmaların sonucunda Ticaret Bakanlığı tarafından ticari hayatın devamlılığını koruyan önemli bir adım atıldığı ve indirimlerin doğasına daha uygun bir düzenleme getirildiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, elbette, sektör oyuncularının tüketicileri aldatıcı indirimlerden kaçınmaları ile indirim öncesi ve sonrası fiyat kayıtlarını şeffaf biçimde belgeleyebilmeleri, özellikle ispat yükümlülüğü açısından önemini korumaktadır.

Değişiklik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiş olduğundan, sistemsel güncellemelerin ve fiyatlama politikalarının yeni süreye uyumlu hale getirilmesi sürecinde firmaların kısa vadeli bir geçiş planı oluşturması; bilhassa yakın dönemde planlanan indirim dönemlerine ilişkin etiketleme ve fiyat iletişimi süreçlerinin de yeni mevzuat hükümlerine uygun biçimde revize edilmesi önem arz etmektedir.

Bu hususların yanı sıra, Yönetmelik yalnızca mağazalarda bulunan fiyat etiketleri bakımından uygulama alanı bulmakta olup internet sitesi ya da mobil uygulama üzerinden yapılan satışlar bakımından Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği hükümleri uygulanmaktadır. Bu durumda, indirimli satıştan önceki fiyatın belirlenmesinde esas alınacak fiyatın son on gün içerisindeki en düşük fiyat olarak belirlendiği mecranın da yalnızca fiziksel mağazalar olduğunun unutulmaması gerekmektedir. Gelinen noktada, internet sitesi veya uygulama üzerinden gerçekleştirilen satışlar bakımından son otuz gün içerisindeki en düşük fiyatın “indirimden önceki fiyat” olarak kabulü, mevzuatta geçerliliğini sürdürmektedir.

Bununla birlikte, birçok firmanın benimsediği fiyatlama politikaları gereği, mağaza ve çevrimiçi kanallarda aynı fiyatların uygulanması tercih edilmekte; ayrıca, şirketlerin bilgi sistem ve yönetim altyapılarının genellikle tekil bir fiyat verisi üzerinden çalışması, iki mecra bakımından ayrı fiyatlandırma yapmayı operasyonel olarak oldukça güç hale getirmektedir. Bu durum hem teknik hem de ticari açıdan indirimli satışların mevzuata uygun biçimde yürütülmesini zorlaştırmakta ve farklı yönetmeliklerde öngörülen sürelerin paralel şekilde uygulanamaması sonucunda uyum risklerini artırmaktadır.

Sonuç olarak, Yönetmelik ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin aynı konuya ilişkin farklı düzenlemeler benimsemiş olması nedeniyle; halihazırda biri mağazalar için on günlük, diğeri çevrimiçi satışlar için otuz günlük olmak üzere iki farklı uygulama rejimi ortaya çıkmıştır. Bu durum, sektör oyuncuları açısından indirimli satış süreçlerinde tereddütlere yol açmakta ve uyum risklerini artırmaktadır.

Gelinen noktada, uygulamada yeknesaklığın sağlanması amacıyla; Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından da benzer bir yaklaşım benimsenerek dijital mecralardaki fiyat gösterimlerinde “on gün” kuralını esas alması yönünde Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde paralel bir değişikliğe gitmesi, değişiklik yapılana kadarki geçiş döneminde ise incelemelerini bu farklılığı dikkate alarak yürütmesi ve böylece uygulamada oluşan belirsizliğe ışık tutması beklenmektedir.

2. KAREKOD (QR KOD) İLE TARİFE VE FİYAT LİSTESİNE ERİŞİM

Yönetmelik uyarınca lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işyerlerinde;

  • İş yerinin kapısı önüne,
  • Hizmet sunulan masaların üstüne

tarife ve fiyat listesi konulması zorunluydu. Bu kapsamda, masa üzerinde bulundurulması gereken tarife ve fiyat listeleri hakkında Ticaret Bakanlığı ile geçmişte birçok görüşme gerçekleştirilmiş; özellikle çok sayıda fiziki liste bulundurmanın operasyonel zorlukları, maliyeti ve çevreye verdiği zarar konularında sektörün yaşadığı güçlükler istişare edilmişti.

Gelinen aşamada bu görüşmelerin olumlu sonuç verdiği ve Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte; “fiyat listesine erişimi sağlayan görsel” olarak “karekod” tanımı eklendiği; lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işyerlerinde fiyat listelerinin masa üstünde karekod (QR kod) aracılığıyla gösterilebilmesine artık açıkça imkan tanındığı görülmektedir.

Bu değişiklikle birlikte işletmeler, her masada fiziki menü bulundurmak zorunda olmaksızın fiyat bilgilerini karekod üzerinden sunabilecek; fiziki menü ise yalnızca tüketicinin talebi halinde verilecektir.

Düzenleme, Ticaret Bakanlığı’nın önceki yaklaşımı olan “fiziki menü esas, QR kod ikincil” anlayışından önemli bir dönüşü ifade etmektedir. Zira önceki uygulamada işletmelerden, tüketiciler masaya oturduğunda sipariş öncesinde mutlaka fiziki menü sunmaları; QR kodun ise yalnızca ek bir gösterim yöntemi olarak kullanılması beklenmekteydi. Mevcut düzenleme, teknolojik gelişmeler, çevre dostu uygulamalar ve sektörün pratik ihtiyaçları dikkate alınarak güncellenmiş; masada QR kod bulunmasının, fiyat listesinin sunulması yükümlülüğünü karşıladığı kabul edilmiştir.

Bu değişiklik, çevre dostu ve sürdürülebilir işletme anlayışı bakımından da son derece olumlu bir adım niteliğindedir. Menülerin ve fiyat listelerinin, tek bir fiyat değişikliğinde dahi yeniden basılmasının işletmeler açısından ciddi bir operasyonel yük ve maliyet doğurduğu; ayrıca büyük ölçekte kağıt israfına yol açtığı bilinmektedir. Bu düzenleme ile, işletmelerin makul sayıda fiziki menü bulundurması ve bunun yanında fiyat bilgilerini karekod aracılığıyla sunabilmesi; bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Dijitalleşen dünyada tüketicilerin de büyük oranda QR menülere yöneldiği dikkate alındığında, bu düzenlemenin hem işletmelerin hem de tüketicilerin alışkanlıklarına uygun, çağın ihtiyaçları doğrultusunda son derece yerinde bir adım olduğu kanaatindeyiz. Bununla birlikte, tüketicinin fiziki menü talep etme hakkı korunmaya devam ettiğinden, işletmelerin makul sayıda fiziki menüyü hazır bulundurmaları gerektiğini önemle belirtmek isteriz.

3. TARİFE VE FİYAT LİSTESİNİN KONUMLANDIRILMASI

Yukarıda da değindiğimiz üzere, Yönetmelik uyarınca lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işyerlerinde iş yerinin kapısı önüne de tarife ve fiyat listesi konulması zorunludur. Ancak uygulamada özellikle alışveriş merkezleri gibi ortak alanlarda faaliyet gösteren işletmeler ile birden fazla giriş kapısı bulunan işletmeler açısından bu zorunluluğun nasıl yerine getirileceği konusunda uzun süredir tereddütler bulunmaktaydı. Bu belirsizlikler üzerine sektör temsilcilerinin talebiyle Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan yazılı görüşlerde özetle şu esaslar benimsenmişti:

  • Self-servis hizmeti sunulan işletmelerde (yani masaya servis yapılmayan yerlerde), fiyat listelerinin sipariş ve ödeme noktalarında tüketici tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde bulundurulması yeterlidir; ancak giriş kapısı önünde de süreklilik arz edecek şekilde liste bulundurulması gerekmektedir.
  • Alışveriş merkezleri gibi ortak alanlarda, kendisine ait bağımsız bir giriş kapısı bulunmayan ve ortak oturma alanında hizmet sunan işletmelerin, giriş kapısı önüne fiyat listesi koyma yükümlülüğü bulunmamakta; ancak yine sipariş ve ödeme noktalarında fiyat listesinin görünür şekilde bulundurulması zorunludur.
  • Masaya servis hizmeti sunulan işletmelerin birden fazla müşteri giriş kapısı bulunması halinde ise her bir giriş kapısı önünde ayrı ayrı fiyat listesi bulundurulması zorunludur.

Bununla birlikte, söz konusu görüşte self-servis işletmelerin birden fazla giriş kapısının bulunması halinde nasıl hareket edilmesi gerektiği açıkça belirtilmemişti. Bu durum, Ticaret Bakanlığı’nın bilinçli bir ayrım mı yaptığı yoksa kapsam dışı mı bıraktığı konusunda uygulamada farklı yorumlara yol açmaktaydı. Nitekim denetimlerde de denetçiler tarafından bu konuda farklı değerlendirmeler yapıldığı görülmekteydi.

Değişiklik Yönetmeliği ile yapılan yeni düzenleme sayesinde bu tereddüt artık giderilmiştir. Yönetmelik metnine açıkça, “Giriş kapısının birden fazla olması durumunda, her bir kapı için ayrı ayrı olacak şekilde fiyat listesinin bulundurulması gerekir” ifadesi eklenmiştir. Dolayısıyla, işletme self-servis ya da masaya servis fark etmeksizin, kendisine ait bir alanı bulunuyorsa ve birden fazla giriş kapısı varsa, her kapı önünde ayrı ayrı fiyat listesi bulundurmakla yükümlü olacaktır. Bu değişiklik, Ticaret Bakanlığı’nın daha önceki uygulamasındaki yorum farklılıklarını ortadan kaldırmış olup sahadaki denetimlerde de yeknesaklık sağlayacağı kanaatindeyiz.

4. TARİFE VE FİYAT LİSTESİ EKSİKLİKLERİNDE YAPTIRIM

Yönetmelik’e eklenen yeni düzenleme ile; açık bir biçimde hizmete sunulan tüm ürünlerin, tarife ve fiyat listelerinde yer alması zorunlu tutulmuş, ilgili düzenlemeye aykırılık halinde ise aykırılık sayısı belirlenirken fiyat listelerinde eksik veya hatalı belirtilen ürün sayısının dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Değişiklik Yönetmeliği öncesinde de esasen tüm ürün ve hizmetlerin fiyat listesinde yer alması beklenmekteydi. Bununla birlikte, uygulamada aykırılık hallerine ilişkin bazı belirsizlikler mevcut olduğundan; uygulama birliği bulunmamaktaydı. Örneğin, işletmenin genel fiyat listesi bulunmakla birlikte, bu listede birkaç ürünün eksik olması veya işletmede tarife ve fiyat listesinin hiç bulunmaması durumunda, tek bir aykırılıktan mı yoksa ürün bazında mı ceza uygulanacağı hususunda farklı görüş ve uygulamalar olduğu bilinmekteydi. Yeni düzenleme ile bu tereddüt ortadan kaldırılmış olup buna göre, tarife ve fiyat listesinde yer almayan her bir ürün için ayrı bir aykırılık oluşacağının açıkça hükme bağlandığı görülmektedir.

Bu kapsamda, örneğin; tarifesinde beş ürünün fiyatı bulunmayan bir işletme için beş ayrı aykırılıktan idari para cezası uygulanabilecektir. Yine, işletmesinde tarife ve fiyat listesi bulundurmayan işletme için de işletmede satışa sunulan mal ve hizmetin sayısı tespit edilerek belirlenen sayı kadar aykırılık oluştuğundan bahisle idari para cezası uygulanacağı anlaşılmaktadır.

Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte, uygulamada en sık karşılaşılan yorum farklılıklarından birinin giderildiği; fiyat listesi eksikliklerine ilişkin yaptırım rejiminin daha net hale getirildiği kanaatindeyiz.

5. BAKANLIK SİSTEMİNE VERİ AKTARIMI

Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen en önemli yeniliklerden biri, veri aktarım yükümlülüğü olmuştur. İlgili düzenlemeyle birlikte; lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzer yiyecek-içecek hizmeti sunulan işletmeler, fiyat listelerine ilişkin verileri Ticaret Bakanlığı tarafından kurulacak sisteme aktarmakla yükümlü kılınmıştır.

Veri aktarımına ilişkin kriterler ve uygulamaya ilişkin detaylar henüz belirli olmamakla birlikte Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda kriterler ile aktarıma ilişkin usul ve esasları belirleyerek yayımlayacağı; ilgili kriterlere uygun işletmelerin de usul ve esasların Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde ilan edilmesini takiben üç ay içinde veri aktarımı yapmasının zorunlu olduğu belirtilmektedir.

Yönetmelik metninde sistem altyapısı detayları yer almadığından, pratik uygulama süreci (portal, format, güncelleme sıklığı, veri standardı) şu an için belirsizliğini korumaktadır. Genel bir değerlendirme yapıldığında; özellikle küçük işletmelerin bu tür sistemlere entegrasyonunun maliyetli olabileceği, zira yazılım uyum, internet altyapısı, teknik destek ihtiyaçları gibi konuların gündeme gelebileceği, denetim açısından sistem üzerinden gönderilen veriler ile fiziki tarifeler arasında tutarsızlıklar meydana gelebileceği kanaatindeyiz.

Hal böyle iken veri aktarım süreci işletmeler için uygulanabilirlik açısından hem teknik hem de yönetsel birtakım zorlukları beraberinde getirebilecektir. Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığı’nın tüm bu süreçleri öngörerek sorunlar oluşmadan çözümleri içerir detaylı bir çalışma yayımlaması beklenmektedir. Sektör tarafında; pilot uygulama, kademeli geçiş süreleri, eğitim desteği gibi uyumu kolaylaştırıcı düzenlemeler faydalı olabilecektir.

6. DARA TANIMI VE DARANIN DÜŞÜLMESİ ZORUNLULUĞU

Değişiklik Yönetmeliği ile, “dara” kavramının tanımı mevzuata Malın birim fiyatını etkilemeyecek nitelikteki ambalaj, kap veya benzeri malzemenin ağırlığı” olarak dahil edilmiştir. Ayrıca, satıcılar, açık halde satılan ürünün ağırlığını hesaplarken ambalaj, kap, kutu gibi malzemenin ağırlığını toplamdan düşmekle yükümlü kılınmıştır. Bu yükümlülük, açık halde satılan ürünler için ölçü ve fiyat doğruluğunun sağlanması bakımından önem taşımaktadır.

Buna göre satıcılar, ürünün ağırlığını hesaplarken yalnızca ürünün birim fiyatını etkileyebilecek nitelikteki ambalajın ağırlığını toplamdan düşmekle yükümlüdür. Yapılan bu değişiklikle birlikte hem tüketicinin korunması hem de işletmeler arasında fiyatlandırma standartlarının sağlanmasının amaçlandığı düşünülmektedir.

Bununla birlikte, bu yeni tanım, ilk bakışta ölçü ve fiyatlandırmada bir standardizasyon sağlamayı amaçlasa da “birim fiyatını etkilemeyecek nitelikte” ibaresinin, uygulamada yoruma açık gri bir alan bıraktığı kanaatindeyiz. Nitekim, düzenlemeden; gıda satışlarında kullanılan ince plastik poşet veya küçük kapların ağırlığı ürünün birim fiyatını ölçülebilir düzeyde etkilemeyeceğinden, bu tür ambalajların dara olarak dikkate alınmasının zorunlu olmadığı anlaşılmakla birlikte, hangi ambalaj türlerinin “fiyatı etkileyip etkilemeyeceği” konusunda farklı işletmelerin farklı değerlendirmelere ulaşması kuvvetle muhtemeldir.

Aynı şekilde, denetim birimleri tarafından yapılacak değerlendirmelerin de farklılık gösterebilmesi mümkündür. Bu durumda uygulamada; bir işletme herhangi bir yaptırımla karşılaşmazken, benzer uygulamayı sürdüren başka bir işletme için idari para cezası uygulanması gibi çelişkili sonuçlar doğabilecektir. Dolayısıyla, uygulama birliğinin sağlanması adına, Ticaret Bakanlığı’nca objektif bir eşik veya referans ağırlık belirlenmesinin yahut tereddüt doğuran ambalaj türleri bakımından Ticaret Bakanlığı’ndan önceden görüş alınmasının uygun olacağı kanaatindeyiz. Aksi halde, ölçü birliği sağlanamaması nedeniyle işletmeler açısından farklı yorumlara dayalı idari yaptırım riski ortaya çıkabilecektir.

7. KİTAP, DERGİ, GAZETE GİBİ MALLARIN SATIŞINDA FİYAT ETİKETİ

Bilindiği üzere, Yönetmelik uyarınca perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yazılı, dijital veya elektronik etiket konulması; etiket konulması mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilir ve okunabilir şekilde uygun yerlere asılması zorunludur. Bununla birlikte kitap, dergi ve gazete gibi üzerinde fiyatı belirtilmiş olan mallarda ayrıca etiket bulundurulması zorunlu değildir.

Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte kitap, dergi ve gazete gibi malların satış fiyatı bilgisi için elektronik cihazların da kullanılabileceği belirtilmiştir. Elbette bu cihazların çalışır halde, kolaylıkla ulaşılabilir bir noktada olması ve yeterli sayıda bulundurulması zorunlu tutulmuştur.

Günümüz ekonomisi dikkate alınarak değişen fiyatlar sebebiyle özellikle kitapların üzerinde fiyat bilgisinin basılı olmadığı ve fiyat değişiklikleri ile ürün sayısı dikkate alındığında her kitap için ayrıca fiyat etiketi bulundurulmasının da operasyonel ve maliyet açısından büyük bir külfet olduğu düşünüldüğünde; yapılan değişikliğin işletmeler açısından son derece yararlı olduğu ve ayrıca düzenlemenin, tüketicilerin bilgilendirilmesi bakımından da lehe sonuçlar doğuracağı kanaatindeyiz.

8. SONUÇ

Değişiklik Yönetmeliği ile, Yönetmelik’in uzun süredir uygulamada tartışmalara neden olan pek çok hükmü değiştirilmiş ve gerek sektörün operasyonel yükünü hafifletecek gerekse de tüketici bilgilendirmesini daha çağa uygun ve dijital araçlarla destekleyecek düzenlemeler yürürlüğe girmiştir. Karekod (QR kod) kullanımına resmiyet kazandırılması, indirimli satışlarda önceki fiyatın belirlenmesine ilişkin sürenin kısaltılması, dara tanımının netleştirilmesi ve fiyat listesi eksikliklerinde yaptırım ölçütlerinin açıklığa kavuşturulması bu anlamda öne çıkan yeniliklerdir.

Bu değişikliklerin bir kısmı uzun süredir sektör oyuncuları tarafından talep edilen, pratik ihtiyaçlara yanıt veren düzenlemeler niteliğindedir. Diğer yandan, veri aktarımı yükümlülüğü gibi yeni getirilen bazı hükümlerin ise işletmeler açısından ilave teknik ve idari hazırlık süreçleri gerektirmesi beklenmektedir. Dolayısıyla, firmaların söz konusu yükümlülüklere ilişkin altyapı ve süreçlerini gözden geçirmeleri, uygulamada karşılaşılabilecek olası riskleri en aza indirecektir.

Gelinen noktada, değişikliklerin hem tüketicinin doğru bilgilendirilmesi hem de ticari hayatın sürdürülebilirliği bakımından dengeli bir yaklaşım niteliğinde olduğu; ancak, bazı yeni yükümlülüklere ilişkin uygulamada ek açıklamalara ihtiyaç duyabileceği kanaatindeyiz.

Değişiklik Yönetmeliği uyarınca yapılan tüm yeniliklerin yayım tarihinde (11.10.2025) yürürlüğe girdiği dikkate alındığında; sektör oyuncularının, fiyatlandırma, etiketleme ve sistem entegrasyonu süreçlerini bir an evvel yeni düzenlemelere uygun hale getirmeleri gerektiğini önemle bildiririz.

Saygılarımızla,
Özay Hukuk Bürosu
Av. Tuğçe Rabia Yavuzer & Av. Ezgi Kaplan