Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından, 19 Ocak 2024 tarihinde bireyleri ve kurumları bilinçlendirmek ve “Deepfake” teknolojisinin ne olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla “Deepfake Bilgi Notu”[1](“Bilgi Notu”) yayımlanmıştır.
Aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız üzere, Bilgi Notu’nda; (i) Deepfake’in tanımına, (ii) ne için kullanıldığına, (iii) kişisel veriler açısından oluşturduğu tehditlere, (iv) nasıl tespit edilebileceğine ve (v) Deepfake teknolojisine karşı kişilerin ve kurumların alabileceği önlemlere ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
1. BİLGİ NOTU’NUN KAPSAMI
Deepfake teknolojisi, insanların yüz, hareket ve sesini gerçeğe uygun olacak şekilde taklit etmek veya değiştirmek için yapay zeka teknikleri ile derin öğrenme algoritmalarının kullanıldığı bir yöntem olarak tanımlanmaktadır.
Deepfake teknolojisi özellikle yüz değiştirme ve ses taklidi alanlarında önemli gelişmeler göstermekle birlikte, işbu teknolojiden faydalanılarak oluşturulan içerikler sayesinde ünlü tablolarda yer alan portrelerin mimikleri hareket ettirilebilmekte veya hayatta olmayan ünlü bir kişi yeniden seyirci ile buluşturulabilmektedir.
Öte yandan sanat, sinema, müzik sektörü gibi alanlarda kullanılmasının yanı sıra Deepfake teknolojisi, kişisel amaçlar, reklam, sahte videolar ve sesler üreterek manipülasyon yapma, itibarsızlaştırma, finansal veya siyasi menfaat elde etme, siber zorbalık ve dolandırıcılık gibi konularda potansiyel tehlikeleri de içinde barındırmaktadır.
Bu noktada belirtmek gerekir ki, Deepfake uygulamaları, oluşturdukları içeriklerin etik ve yasal sınırlar içinde olduğunu sağlamak ve sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır. Öyle ki, yapay zeka ve derin öğrenme teknikleri kullanıldığında, bu teknolojilerin etik kurallara ve yasal düzenlemelere uygunluğu önem arz etmekte olup denetim mekanizmaları ve sorumluluk taşıma konusunda şeffaf bir yaklaşım benimsemeleri gerekmektedir.
Ses ve görüntü gibi kişisel verilerin, başka verilerle karıştırılarak gerçek dışı yeni veriler oluşturulması, Deepfake teknolojisinin önemli bir risk unsuru olduğunu göstermekte ve bu durum suç ve kabahatlere neden olabilmektedir. Bununla birlikte, kişisel verilerin belli bir sürece tabi tutularak manipüle edilmesi özellikle teknolojik olarak dezavantajlı konumda bulunan çocuklar ve yaşlıları şantaj ve tehdit ile çıkar sağlama amacı güden saldırganların hedefi konumuna getirmektedir.
Bilgi Notu’nda bir içeriğin Deepfake olup olmadığının tespit edilmesi bakımından birtakım ipuçlarına yer verilmiş olup içerik değerlendirilirken aşağıda yer alan soruların sorulması bu hususun anlaşılmasında yol gösterici olacaktır:
Yukarıda yer alan sorular kapsamında, Deepfake içeriklerin varlığı ve tehditleri hakkında farkındalık yaratılması ve kişilerin bir görsel veya sesin Deepfake olduğunu nasıl tespit edeceğini bilmesi önem arz etmektedir.
Bilgi Notu’nda Deepfake içerikler ile birlikte yanlış bilginin yayılmasının önüne geçmek veya kişilerin zarara uğramasını önlemek için en önemli görevin gerçek kişilere düştüğü ifade edilmektedir. Nitekim, Deepfake içeriklerin genellikle yüz ve ses verisi kullanılarak oluşturulduğu düşünüldüğünde, kişilerin sosyal medya benzeri platformlarda özellikle yüzünün ve sesinin göründüğü içerikleri paylaşması ile ilgili hassasiyet göstermesi gerekmektedir.
Bilgi Notu uyarınca Deepfake teknolojisinin oluşturduğu tehditlere karşı mücadele etmek için alınabilecek önlemlere aşağıda yer verilmektedir:
Ek olarak, siber güvenlik şirketlerinin aşağıda yer alan önlemleri de alması gerektiğine değinilmiştir:
2. SONUÇ
Günümüzde, teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte birçok yenilik ve gelişme hayatımıza girmiş durumdadır. Bu yeniliklerden birisi de Deepfake teknolojisidir. Deepfake teknolojisinin sanat, sinema, müzik sektörü gibi alanlarda kullanılmasının yanı sıra kişisel verileri manipüle etmek ve yanıltıcı içerikler oluşturmak için kullanıldığında, bu durum güvenlik ve veri koruma prensiplerine aykırılık teşkil edecektir.
Bilgi Notu uyarınca;
önerilmektedir.
Saygılarımızla,
Özay Hukuk Bürosu
Av. Neslişah Yazıcı